4 Kadının Kovulduğu Camiye 40 Kadınla Geri Dönmek

2017 Ekim’inde beri kadınların camilere erişim sorunlarına eğilen bir grup olarak Fatih Camii’nde bir imamın bir kadını camiden kovduğunu öğrendiğimizde sessiz kalamayacağımızı biliyorduk.

“Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?”

Böyle bağırmış Fatih Camii’nin imamı, kadınlar kısmının hemen önünde sütunlara yaslanarak oturmuş, caminin manevi havasını teneffüs etmek isteyen 4 kadına, herkesin önünde. Oradan kalksınlar diye… Cemaat etraflarına toplanmış. “Hırsızlık yaparken suç üstü yakalansam belki öyle hissederdim” diyor olayı aktaran Arife. Mecburen camiden çıkmışlar, ama Arife bunları affedememiş.

Bu olayı duyar duymaz Fatih Camii’nde Arife’nin kovulduğu yere bu defa kalabalıkça gitmeye karar verdik. Bir başka kadın daha Allah’ın evlerinde bu tür bir kötü muamele ile karşılaşmasın diye… Karşılaşırsa Arife gibi suçlu ve yapayalnız hissetmesin diye…

 

Fatih Camii’nde toplu namaz çağrımız hızlıca yayıldı ve destek buldu. Fatih Camii’nin müezzini dahi olayı buradan duydu ve üzüntülerini iletti.

Perşembe günü öğlen vakti Fatih Camii’nde toplandığımızda hafta içi olmasına rağmen oldukça kalabalıktık. Kadınlar işlerinden izin alıp, derslerine girmeyip, çocuklarını kucaklayıp Fatih Camii’ne gelmişti.

İçeri girip Arife’nin birkaç gün önce kovulduğu sütunun önüne hep birlikte oturduk. Caminin kenarında, köşesinde, izbe, kapalı alanlarında değil de esas kısmında oturuyor olmak hepimiz için bir ilkti ve heyecan vericiydi. Daha sonra konuşurken pek çoğumuz bu nimetten bu yaşımıza kadar mahrum kalmanın ne kadar acı olduğundan bahsettik. İnşallah çocuklarımız bizim gibi 30’lu yaşlara gelmeden bu nimeti tadabilir diye de dua ettik.

O esnada Fatih Camii’nin bir diğer imamı yanımıza gelerek öncelikle meslektaşı adına Arife’den ve hepimizden özür diledi, sonra da o gün orada olmamızın ne kadar anlamlı olduğunu, böyle bir olayın bir daha gerçekleşmemesi için bizimle birlikte çalışmak isteyeceğini, gerekirse müftülük ile görüşme ayarlayabileceğini, Fatih Camii’nin de bu değişimin öncüsü olmasını arzu ettiğini belirtti.

Caminin imamından bu sözleri duymak hepimiz için çok anlamlıydı. Daha sonra bir arkadaşımız o sözleri duyunca gözlerinin yaşardığını söyledi. Çünkü daha önce hiçbir cami görevlisi tarafından böyle anlayışlı bir şekilde davranıldığına şahit olmamıştı.

Öğle ezanı okununca cemaat toplanmaya başladı. Biz de bulunduğumuz sütunun önünde saf oluşturduk. O esnada camiye öğle namazı için giren kadınlar da bizi görüp yanımıza, arkamıza saf oldular.

Özellikle kendi ülkelerinde rahatlıkla bu şekilde namaz kılmaya alışmış Arap turistler yanımıza gelirken, buralı kadınların bir kısmı yanımıza gelmeye yanaşmadı. Herkesin nerede en huzurlu, en huşu içinde hissediyorsa orada kılması önemli iken, yine de üst katta kendi başlarına saf olmuş 3 kadını görmek ve neden kadınlar olarak hep cemaatten böyle ayrı kalmak zorunda olduğumuzu düşünmek iç burkucu idi.

Cemaatle ve imamla aramızda metrelerce boşluk olsa da bir kubbenin altında, arka arkaya, namaz kılmak sanırım hepimiz için bir ilkti ve unutulmazdı. Belki de hayatımızda ilk kez kendimizi camiye bu kadar ait hissettik. Allah’ın evleri bize ilk kez bizim de evimizmiş gibi geldi.

Farz namaz bittikten sonra cemaat kah önümüzde kah hizamızda bir yere dağılıp yerleşti ve son sünneti kıldı. Tüm bu süreç boyunca cemaatten yalnızca bizi güvenlik görevlisine şikayet edip eli boş dönen bir amca ile namazımızın kabul olmadığını söyleyip giden bir başkası hoşnutsuz görünüyordu. Yüzlerce kişilik Fatih Camii erkek cemaati orada olmamızı belki ilginç, belki farklı buldu ama kimse bizi kovmaya, hakaret etmeye yeltenmedi.

Namazın ardından kimimiz olduğu yerde Allah’a bu namazın tadı için şükretti, kimimiz hemen ardından kılınan cenaze namazına eşlik etti, kimimiz kuran okudu, kimimiz yanındakini selamladı. Yani bir camide ne yapılırsa onu yaptı, ama sadece çok farklı bir tat alarak yaptı. Allah’ın evlerinde Allah’ın kadın misafirlerine hakları teslim edilmiş oldu.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir