Ramazan Misafirliğinden Düzenli Devama: Camide Kadın Cemaat (Prof. Dr. Fatma Asiye Şenat)

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. Fatma Asiye Şenat, 2017 yılında Diyanet İlmi Dergi’de yayınlanan yazısında, kadın-cami ilişkisine İslam kaynaklarından örnekler veriyor ve bugün için uygulama önerileri sunuyor. “Ramazan Misafirliğinden Düzenli Devama: Camide Kadın Cemaat” başlıklı yazıda, Hz. Meryem’den  Peygamberimizin mescidine, kadınların mabedlere kabul edildiği örneklerin nasıl farklı fetva ve tefsirlerle göz ardı edildiği anlatılıyor.

Yazarın, Hz.Meryem’in mabed hizmetini, kadınlar ve camiler arasında kurulan ilişkiye bir Kuran’ın örnekliği olarak göstermesi oldukça ufuk açıcı. Hz. Meryem’in  “o gün için eril bir merkez olan mabed” de kabul görmesini örnek vererek, bugün bile kadının zayıflığını iddia ederek cami katılımını reddeden tefsirlere karşı çıkıyor: “Oysa değil ontolojik olarak kadını ikincil bir konuma yerleştiren söylemler, âdet ve lohusalık sebebiyle kadının mâbed hizmetine uygun olmadığının iddia edilmesi bile Hz. Meryem’in örnekliğinde anlamını yitirmiştir. Zira âdetli olması sebebiyle mâbedde bulunmadığı zamanlar bile Hz. Meryem’in mâbed hizmetine devam etmesine mani olamamış, süre. sona erdikten sonra mâbede dönmesi şeklinde bir formülle mesele çözülmüştür. Dolayısıyla bu minvaldeki açıklamaların, âyetten çok müfessirin düşünce dünyasına ışık tuttuğunu kabul etmek gerekir.”

Kadınların camiye gitmemesi gerektiği yönündeki fetvaları, hem fetva verenlerin kadına bakış açısını ortaya koyan yönleri, hem de peygamberimiz dönemindeki uygulamarın göz ardı edilişi nedeniyle eleştiriyor. Ona göre bu fetvalar, günümüzün sosyal şartlarıyla da uyumlu değil: “Bir yanda asırlardır devam edegelen “kadın ibadetini evinde yapar” kalıp yargısı, diğer yanda sosyal hayatın her noktasında yerini alan kadın. Ortaya çıkan “Her yere giren, bir tek camiden uzakta duran” kadın görüntüsü, İslâm’ın ne mescitlerle ne de kadınlarla ilgili temel öğreti ve pratikleriyle örtüşmektedir. Kadın için camiden uzak durarak dindarlık inşa etmenin başka bir zaman ve algının ürünü olduğunu, bu bağlamda verilen fetvaların da bir geçerliliği kalmadığını fark etmek gerekir. ”

Son olarak yazar, camilerin “erkek mekanı” olarak görülüp kadınların orada sadece birer misafir olarak kabul görmesindeki abesliği, kendi tecrübelerinden yola çıkarak aktarıyor. Ülkemizde kadınların “camilerin Ramazan’dan Ramazan’a sıradan ve istenmeyen misafiri” kategorisinden “camilerin dâimî üyeliğine” dönüşmesi için bir yol haritası çiziyor. “Kadınların camiye dönüş projesi” olarak ifade ettiği bu süreçte cemaatin algısını değiştirmek ve camilerin fiziki koşullarını dönüştürmek için yapılması gerekenleri sıralıyor.  “Kadın cemaat dostu cami” olarak hedefleştirdiği cami ortamının bizim de #kadındostucami olarak daha önce gündeme getirdiğimiz idealle kesişmesi oldukça sevindirici.

Metnin tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

RAMAZAN MİSAFİRLİĞİNDEN DÜZENLİ DEVAMA CAMİDE KADIN CEMAAT[#395197]-425746

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir