Camide Belgesel Ve Elektron Güvenlik Görevlileri

Takribi üç yıl önce Mihrimah Sultan Camii’nde kıldığım öğle namazı sonrasında kadınlara ayrılan yerleri sorgulamayı akıl edip bir aydınlanma yaşamıştım. Namaz sonrasında kitap okumak niyetiyle girdiğim camide, kalabalıktan dolayı benden sonra namaz kılacaklara yer açmak zorunda kalmış, haliyle kitabımı okumak için kendime yeni yer bulmak üzere yola koyulmuştum. Camiden çıkmadan önce “benim fitnemden korumak için” erkek cinsiyle arama konan paravanın deliklerinden erkek din kardeşimi caminin bomboş olan merkezinde ellerini semaya açmış uzun uzun dua ederken, bir diğer erkek din kardeşimi ise uzanıp gözlerini dinlendirirken gördüğümde, kafama bunun hakkında bir belgesel yapma fikri geldi ve uygulamaya geçtim. Hala çekim aşamasındayım ve ümidim bu sene içerisinde bitirebilmek.

Belgeselin çekim aşamasında enteresan bir çok olay yaşadım. Bunlardan yakın zamanda tekrar tanık olduğum şey ise, cami güvenlik görevlilerinin gözlemlendiklerini farkettiklerinde ve farketmediklerinde kadınlara karşı takındıkları tavır farkı. Camilerde çekim yapabilmeniz için il müftülüğünden izin almanız gerekiyor ve ben her seferinde iznim, hayli kalabalık sayılabilecek ekibim ve ekipmanımla çekim yapmaya gidiyorum. Böyle gittiğimde ibadet amaçlı gittiğimden daha az müdaheleye maruz kalıyorum. Bir anda görevliler ortadan kayboluyor, ibadet için giremediğim caminin sanatlarının bulunduğu merkezi yani Diyanete göre  “erkek alanı” bana sonuna kadar açık oluyor ve istediğim gibi çekim yapabiliyorum. Yapabiliyorum da, hani nerede adımımı atar atmaz sanki bir erkek din kardeşimi cami ortasında günah gecelerine sürükleyecekmişim gibi daha kendi gelmeden sesini caminin bir ucundan duyduğum “Hanfendi burası erkeklerin, giremezsiniz!” bağırışı ve tavrı? Böyle olunca göstermek istediğim noktalardan biri bir anda kayboluyor. Camiye ekiple gittiğimizden, her an kadraja girme korkusu diğer kadınlara karşı olan tavrı da değiştiriyor.

Geçtiğimiz hafta Süleymaniye Camii’ne ibadet ve gözlem için dört kadın gittik. Belgesel amaçlı olmasa da kameram yanımdaydı ve bol bol fotoğraf çektim. Caminin giriş bölümüne konulan sınır paravanda durmuş fotoğraf çekerken arkamda bir bağırış duydum: “Hanımlar burada namaz kılamazsınız arkaya geçin!” Bir grup turist Arap kadın, kadın mahfilinin dışında turistlerin gezebildiği alanda namaza durmuşlardı ve güvenlik görevlisi namazlarını bozdurup paravan arkasına geçirdi. Namaz kılarken hayati bir şey olmadığı sürece namazınızı bozmazsınız. Kendinizi bu kadınlar yerine koyun. Turist olarak geldiğiniz camide güvenlik görevlisi siz namazdayken elini kolunu sallayarak bir şeyler demeye çalışıyor, haliyle siz de güvenlikle alakalı bir şey olduğunu düşünüp namazınızı bozarsınız. Sonuç olarak bu kadınlar kocaman tarihi bir cami içinde, erkek alanının ardında bulunan ve namaz vakitlerinde erkek alanına dahil edilen, turistlere ayrılmış bölmede namaza durdukları için, namazlarını bozmak zorunda kaldılar. Çünkü turist alanı olarak görülse de orası da erkek alanı, paravanı yarım boy ve bir kadın olarak sizin yeriniz ancak ve ancak boydan paravanın arkası ve ya duvar arkası olabilir. Tabi bu düşünce daha önce de ifade ettiğim gibi ne hikmetse kamera işin içine girince uygulamada yerini kaybediyor. İçimizden biri telefonla o kovulma anını gizlice çekebildi. Biz de dört kadın kendi aramızda anlaşıp içimizden iki kişinin kovulan kadınların kovuldukları yerde namaza durması kararını aldık ve bana da bu aksiyonu kaydetme görevi düştü. Ben kolonlardan birinin yanına konuşlandım, arkadaşlarım da namaza durdular. Hiç kimse, bir Allah’ın kulu gelip uyarmadı. Güvenlik görevlileri etrafta mı değildiler? Hayır, namaza durdukları yerin hizasında ayakkabılığa yaslanmış etrafı izliyorlardı ve bizim kızları da bal gibi görmüşlerdi. Aynı zamanda beni de görmüşlerdi ve tüm bu dinginlik, rahat verme olayı bundan kaynaklanıyordu. Böyle zamanlarda üniversitedeyken aldığım Understanding Nature and Knowledge (Doğa ve Bilgi’yi Anlama şeklinde çevirebiliriz diye düşünüyorum) dersinde kuantum mekaniğinden bahseden hocamız aklıma geliyor. Güvenlik görevlilerini, gözlemlendiklerinde farklı, gözlemlenmediklerinde farklı hareket eden elektronlara benzetiyorum. Bizim güvenlik görevlilerinin kadınlara karşı olan tavrı kuantum fiziğinin sayısız olasılığın varlığına resmen kanıt. Ne hikmetse bu sayısız olasılık bizim için paravan arkası kadar.

Gördüğüm ve bana yanlış gelen her şeyi kayıt altına almaya çalışıyorum. Sadece Güvenlik görevlilerini değil, cami içerisinde namaz kılmaya zorlandığımız yerleri, abdesthaneleri, bizlere kötü davranan insanları… Çünkü sorunun çözülmesine engel teşkil eden en büyük şey, bu durumun  başka insanlar tarafından görülmemesi ve sesli bir şekilde dile getirilmemesi. Velhasılı kelam Allah’ın görmesinden çok kamera vasıtasıyla kulun görmesinden çekinen cami görevlilerinden hakkımızı belli ki yine kamera ile alacağız.