Fatih Camii’nde Bir Dayanışma Halkası

Kadınlar Camilerde Kampanyası olarak 31 Mart Cumartesi günü Fatih Camii’nde buluşup, camilerle olan ilişkimizi, camilerde neler yaşadığımızı, mevcut olan veya değişmesi gerektiğini düşündüğümüz koşulları konuşmak, tartışmak ve birbirimizi tanımak, kaynaşmak üzere bir çağrı yapmıştık. O gün bizimle birlikte olamayan; olanı biteni merak eden veya bir sonraki buluşmamıza gelmeyi düşünenler için neler yaptığımızı ve konuşulanları derledik.

Caminin içinde oturduğu için kovulan bir kadına destek için Fatih Camii’nde buluşup kıldığımız namaz sonrasında bu buluşma ilk etkinliğimizdi. Daha çok sese ulaşabilmek, farklı düşünce ve fikirlerden faydalanabilmek açısından bizim için önemli olan bu buluşmanın katılımı kitlesi de tam aradığımız çeşitliliği yansıtıyordu. Katılımcılarımız orta yaşlılardan üniversiteye yeni başlamışlara ve hatta annesi ile gelmiş çocuklara kadar oldukça geniş bir yelpazedeydi. Öğrenciler, çalışanlar, çocuklulardan tutun da imam eşi olandan kuran kursu hocası olana, mimardan mühendise, sosyoloğa rengarenk bir ekiptik. Tıpkı herhangi bir namaz vakti camiye gelenlerin çeşitliliği gibi.

Görsel: Camide bir turist grubu ve yanlarında biz

 

Etkinlik başlama saatine doğru bu ekip camide toplanırken kalabalıkça bir turist grubunun da alçak bariyerlerle ayrılmış orta alanda, kolonların dibinde halka şeklinde oturmuş, sohbet ediyor olduklarını gördük. Onların hemen ötesine de biz yerleştik. Tanışma faslını tamamladıktan sonra katılımcılarımıza buluşmamıza katılma sebeplerini sorduk. Bir arada olmak, dayanışmak ve daha az yalnız hissetmek, günlük hayatta dert yandığımız problemleri daha yapıcı bir çözüme ulaştırabilmek için konuşup tartışmak buluşmamıza gelenlerin sebeplerinden birkaçını oluşturuyordu.

Camilerle ilişkimizi biraz daha net anlamak adına, katılımcılardan caminin bulunmak istedikleri bir kısmına gitmelerini ve oradayken hissettiklerini bizimle paylaşmalarını rica ettik.  Bunun için başka bir zamanda, başka bir coğrafyada, her bir köşesinin kendilerine açık olduğu bir camiye girmiş olduklarını hayal etmelerini ve bu camide kendilerini en huzurlu hissedecekleri yere yönelmelerini istedik. Hepimiz oturduğumuz yerlerden kalkıp caminin farklı yerlerine dağıldık, durmak istediğimiz yerlerde durduk, huzurla ibadetimizi yaptık, görmek istediğimiz kısımlara yakından baktık. Geri çağrıldığımızda bir çoğumuz az önce olduğu yerde biraz daha uzun kalabilmeyi arzuladığını söyledi. Birçoğumuz gittiği kısma ilk defa gidebilmiş, caminin ön tarafı gibi daha önce bulunmadığımız kısımlarında ilk defa o an bulunmuştuk. Böylece cami içindeki psikolojik ve pratik sınırları hep beraber tecrübe etmiş olduk. O sırada aileler, bireyler, gezginler, turistler de caminin farklı yerlerinde vakit geçirmekteydi.

Görsel: Camide vakit geçiren insanlar

 

Video: Caminin en huzurlu hissettiğimiz köşesine gitme pratiği

 

Buluşmamızın gündemi genel olarak camilere dair gözlemlerimiz, bireysel tecrübelerimiz, camilerde sorun olarak gördüğümüz şeyler, bu sorunların çözüme kavuşması için atılabilecek adımlar, katılımcıların kampanyadan beklentileri ve önerileri üzerinden şekillendi. Fakat gündeme aldığımız konular dışında en önemli olan şüphesiz ki bir arada, dayanışma içerisinde camide olabilmek ve o dayanışmanın hissettirdikleriydi.

Camilere erişimimizle ilgili en büyük sorunlardan birinin abdesthane koşullarının uygun olmaması olduğu konusunda hemfikirdik. Birçoğumuz kadınlar için abdesthanesi olmayan camilere gitmeyi tercih etmediğini, mecbur kalıp cami tuvaletinde abdest almanın ise ne kadar sorunlu olduğunu ifade etti. Bir diğer büyük problemin ise kadına bakış açısı olduğu konusunda konuştuk. Kadının günaha sürükleyen bir meta olarak görülmesinin, kadınların camideki konumunun zamanla değişmesinin ve camilerle ilişkisinin zayıflamasının sebeplerinden biri olduğu noktası üzerinde durduk. Meselenin bir zihniyet meselesi olduğunu, toplumda bu konuda hoşgörü oluşmadığı sürece tepeden inme uygulamaların sonuç vermeyeceğini, bu sebeple Diyanet’ten kısa vadede hızlı bir çözüm gerektiğini düşünenler de vardı. Buna ek olarak, imam eşi olan bir katılımcımız camilerde kadınlara sağlanan şartların cami imamının konuya bakış açısıyla paralellik gösterdiğini, bu sebeple imamların camilere erişimimiz konusunda önemli bir noktada durduğunu ifade etti. Aynı şekilde cami derneklerinin de bu konuda tavrının etkili olduğundan söz edildi. Camilerin yönetimin çok boyutluluğu nedeniyle çözüm için bireysel olarak iletişim kurmanın da etkili olabileceği ifade edildi.

Görsel: Buluşmadan enstantane

 

Video: Buluşma hareketliliği

 

Cuma namazları ise hepimizin gündeminde var olan bir başka konuydu. Cuma namazları için kadınların yer talep etmeleri sonucunda erkeklerin bile sığmadığına ilişkin cevaplar alanlar çoğunluktaydı. Kadınlara ait kısımların Cuma namazlarında da kadınlara ait kalabilmesi için yapılabilecekler konusunda tartıştık. Kadınların Cuma namazına gitmesi hususuna ilişkin Diyanet’in tasavvurunun net bir şekilde ifade edilmesinin bu sorunun çözümünü kolaylaştıracağı görüşünde olanlar vardı. Buna karşın dışarıdan müdahale beklemek yerine kadınlar olarak camilere daha sık gitmemiz gerektiğini, yalnızca Cuma namazlarını değil; vakit namazlarını da camilerde kılmanın çözüme katkı sağlayacağını düşünen katılımcılarımız da vardı. Evine çok yakın olan bir camide yer olmadığı için veya çalıştığı çevreden gördüğü olumsuz tavırdan dolayı Cuma kılmakta zorlandıklarından bahseden katılımcılar oldu. Bunlardan biri caminin içinde yaşamasına ve caminin işlerini görmesine rağmen o camide Cuma kılamayan imam eşi idi.  Bunun yanında, üniversitesine çok yakın küçük bir mescidde Cuma namazı kılmak için uzun süre cami görevlileriyle iletişim kuran ve nihayet camide kendisine bir yer ayrılmasını sağlayan tıp öğrencisi arkadaşımızın tecrübesi hepimiz için umut vericiydi.

Biz gündemimizdeki konuları tamamlarken öğle namazı için cemaat de toplanmaya başlamıştı.  Hemen saflarımızı oluşturduk. Camiye o esnada namaz için giren başka kadınlar da bizi görüp yanımıza saf oldu. Özellikle kendi ülkelerinde rahatça caminin içinde namaz kılmaya alışkın Araplar hiç çekinmeden yanımıza geldiler. Ne yazık ki aynısını yapan Türkiyeli üç teyzenin namazını ise selama saniyeler kala yine onlar ile birlikte gelen bir amca bozdurdu.

Görsel: Bizi görüp eklenen kadınlar ile kalabalıklaşan cemaatimiz
Görsel: Yanımızda durup birbirlerine imamlık ederek namaz kılan aile

 

Bizim grubumuza da bir başka amca yanımıza yaklaşıp “kadınlar arkaya” diyerek müdahale etmek istedi.. Erkek cemaatin metrelerce arkasındaydık ama sanıyoruz ki kendisi paravanların arkasını kast ediyordu. Başta herkes biraz telaşlandı, sonra katılımcılarımızdan yaşça büyük bir ablanın önerisiyle amcaya tepki göstermeden oturmaya devam ettik. Tepki vermememiz üzerine söylenip gitti. Önümüzdeki kalabalık cemaatin ise namazından başka bir şeyle ilgilendiği yok gibiydi. Namaz kılmak üzereyken bir başka amca ise önümüzden geçenler namazımızı bozmasın diye yerde duran çantaları önlerimize yerleştirip bir yandan da “hoş geldiniz” diyordu. Derdi had bildirmek olan amcalardan sonra namazımızı gerçekten dert eden bu amcanın yaptığı her halde günün en güzel ayrıntısıydı.

Bu küçük sevimsiz ayrıntılar dışında güzelce sohbetimizi edip, birbirimize dayanışma içinde güç verip, caminin havasını, maneviyatını teneffüs edip, ibadetimizi yapıp olaysızca dağıldık. Katılımcılarımıza bizimle birlikte oldukları, fikir ve önerileri için tekrar teşekkür eder, yine görüşmeyi dileriz. Camilerde var olmak isteyen bütün kadınları da bir sonraki buluşmamızda aramıza bekleriz. Bizi takipte kalın!

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir