“Hayalinizdeki Ramazan, Hayalinizdeki Cami”: Süleymaniye Camii’nde İftar için Buluştuk

14 Mayıs Salı akşamı, Süleymaniye Camii çimlerinde iftar buluşmamızı gerçekleştirdik. Geçen sene Ramazan ayında Fatih Camii’nde yaptığımız iftarda, “Dünyada Ramazan ve Camiler” temasıyla buluşmuş, farklı ülkelerden gelen kadınlarla cami tecrübelerini konuşmuştuk. Türkiye’deki uygulamaların farklı Müslüman yoğunluklu ülkelerle karşılaştırmak bizim için ilham verici olmuştu.

Bu sene ise “Hayalinizdeki Ramazan, Hayalinizdeki Cami” başlığıyla bir araya geldik. Hava kararmaya yakın Süleymaniye Camii bahçesinde buluştuk. İftara kadar yaklaşık 50 kişiye ulaşmıştık. İlk olarak, zihin açıcı olması ve ortamı ısındırması için yaptırdığımız küçük tanışma oyununda, hayali durumlara cevaplara aradık. Mesela ücretsiz bir uçak bileti şansımız olsa Ramazanı nerde geçirmek isterdik? Milyoner olsak nasıl bir cami yaptırırdık? Cami teyzeleri ve amcalarına ne söylemek isterdik? Buluşma temamıza giriş olacak şekilde, hayalimizdeki camiyi nasıl organize etmek isteyeceğimizi de konuştuk.

İftar vakti yaklaşırken, beraberimizde getirdiğimiz yemekleri paylaştık. Ezanı dinledik ve oruçlarımızı açtık. Akşam namazından sonra, bu sefer çay eşliğinde sohbet etmek için tekrar buluştuk.

   Camide en çok sıkıntı çektiğimiz konularla sohbetimiz başladı. Bir çok katılımcı cami erişimini zorlaştıran basamaklardan şikayetçi olduğu için, daha düz tasarımlı cami mimarisine duydukları ihtiyaçtan bahsettiler. Hayallerindeki cami, herkesin erişimine açık bir camiydi. Her buluşmamızda olduğu gibi abdest alıp camiye ulaşmanın kadınlar için zorlaştırıldığı cami tasarımlarından da konuştuk. Hem camilerin açık şadırvanlarını başörtüsü kullanmayan kadınların kullanımının engellenmesi, hem de kadınlara ayrılan şadırvanların camiye uzak noktalarda konumlandırılmasından bahsedenler oldu. Bir katılımcımızın hayali, kadınlara ayrılan şadırvanların cami alanına alındığı ve kadınların kendilerine ayrılan kapıdan girerek şadırvandan direk namaz kılma alanına ulaşabileceği bir kadınlara özel şadırvan- avlu hayalini paylaştı.

Mahalle camilerinde kadınlar kısmının kilitli tutuluyor oluşu not ettiğimiz başka bir şikayet konusuydu. Ramazan’da bu küçük camiler kadınlara açılırken, bunun cami yönetimleri tarafından yıl boyuna yayılan bir alışkanlığa dönüşememesinden bahsettik.

İki çocuğuyla iftarımıza gelen başka bir katılımcımız ise, camiye çocuklarıyla beraber erişiminin ne kadar zor olduğunu anlattı. Camide çocukları nedeniyle işittiği azarı, kalp kırıcı bir örnek olarak aktardı. Kadınların da erişim taleplerini daha yüksek sesle dile getirmesi için, bilgilendirilmeleri ve cesaretlendirilmelerinin önemini vurguladı.

Ürdün ve Azerbaycan’dan gelen katılımcılarımız, Türkiye’ye geldikten sonra gördükleri, bayram namazlarına kadınların katılmama alışkanlığına oldukça şaşırdıklarını söylediler. Kendi ülkelerinden örnekler verdiler. Yurtdışından bir başka örneğimizse Malezya’ydı. Malezya’da camide ailecek itikafa kalınabilecek imkanların olması, camileri gerçek birer yaşam alanına çeviren uygulamaların Türkiye’de uygulanıp uygulanamayacağını tartıştık.

Sohbetin sonunda bu problemleri aşmak için beraber nasıl çalışabileceğimizi, neler yapabileceğimizi, hangi hayallerimizde ortaklaşabileceğimizi konuştuk.

Katılan herkese yeniden teşekkür ediyoruz. Sıradaki etkinliklerimizde görüşmek üzere.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir