“Kadınlar Cami Cemaati Olabilir mi? – Doğru Bilinen Yanlışları Konuşuyoruz” Etkinliğimizin Ardından

İstanbul müftülüğünden talep etmemiz üzerine müftülük yetkililerince düzenlenen ve İstanbul İl Vaizi Birsen Kapıcıoğlu’nu ağırladığımız etkinliğimize dair detayları gelmek isteyip gelemeyen ve merak edenler için derledik.

Etkinliğimizi Marmara İlahiyat Camii’nin -1. Katında gerçekleştirdik. Mihraba yakın mesafede halka şeklinde oturduk, mikrofona uzun uğraşlar sonucu erişimi sağlayamamış olsak da birbirimizi duyabiliyorduk. Etkinliğe Vaiz Birsen Hanım’ın Kur’an tilavetiyle başladık. Sanıyoruz çoğumuz için büyük bir camide kadın sesinden Kur’an dinlemek bir ilkti. Heyecanımızı ve ufak tefek aksaklıkların gerginliğini de Birsen Hanım’ın sesinden dinlediğimiz Kur’anla atmış olduk. Tilavet sonrasında Birsen Hanım etkinlikte bulunuş amacını bir farkındalık oluşturmak ve kadınların camideki yeri hakkında bir hayra öncülük etmek olarak özetledi.

Kadınların camideki yerini konuşurken Hz. Muhammed döneminde kadınların camideki yerini yani asr-ı saadet dönemini esas almamız gerektiğinden, Kur’an ve sünnet dışında bir ölçüye ihtiyaç duymadığımızdan bahsetti.

Asr-ı saadet döneminde camilerin günümüzde olduğundan farklı olarak sosyal aktivitelerin olduğu bir yer olduğuna vurgu yaptı. Kadınlar da sosyal hayatın içinde oldukları için camide bulunduklarından söz etti. Peygamber döneminde caminin eğitim merkezi olarak hedef kitlesinin cinsiyet ve yaş ayrımı olmadan bütün müminler olduğunu, günümüzde kadınlar açısından bu özelliğin yitirilmiş olmasının nedenleri üzerine düşündüğümüzde ise dini hükümleri farklı yorumlamayla oluşan geleneğin karşımıza çıktığını ifade etti. Fakat Kur’an kadın ve erkekleri muhatap aldığı ve ilim öğrenmek her müslümana farz olduğu için camide bulunmak konusunda kadın ve erkek arasında bir fark olmadığını da ekledi. Bu sebeple Diyanet’in kadınların camide rahat etmesi ve camiye yönlendirilmesi kapsamındaki etkinlikleri desteklediğini belirtti. Ek olarak, kıstas alacağımız asr-ı saadet döneminde de kadınların eğitimi için camilere ayrı gün ve bir kadın eğitmen tahsis edildiğini hadislerden öğrendiğimizi, bu dönemde camide 20 kadın fakih yetiştiğini söyledi.

Günümüzde camilerde erkekler için ilim halkaları mevcut olduğu gibi kadınlar için de olması gerektiğine vurgu yapan Birsen Hanım, bugün eğitim alanları erkeklere göre daha kısıtlı olan kadınların camide eğitime ihtiyaçları olduğuna vurgu yaparak günümüzde her ortama girebilen kadının camilerden men edilmesinin tutarsızlık olduğunu düşündüğünü söyledi.

Camide mekansal düzenleme için teftiş kurullarında kadınların da bulunması gerektiği ve merkezi camilerde kadınların iletişime geçebileceği en az bir kadın vaiz bulunması gerektiği noktalarını katılımcılarımızdan gelen talepler üzerine notlarına ekledi. Soru-cevap biçiminde sürdürdüğümüz etkinliğimizi tekrar bir araya gelme ve iletişimde kalma dilekleriyle sonlandırdık.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir