Kadınların Camilere Eşit Erişimi, Ne demek? – Bölüm 1 – Mekansal Eşitlik

Kadınlar Camilerde olarak Ekim ayından beri yoğunlaştığımız “kadınların camilerde hak ettiği muameleyi görmesi” konusu Türkiye’de ve Dünya’nın birçok farklı yerinde farklı şekillerde konuşuluyor, yorumlanıyor ve tartışılıyor. Bu farklılıklar mekandan altyapıya ilişkin sorunlara, kadının camideki yerine yönelik yaklaşıma kadar birçok farklı konuyla ilgili karşımıza çıkıyor ve hem yaklaşım hem de uygulamaya ilişkin olabiliyor. Bu yazıda kadınların camilerde mekânsal olarak yer almasına ilişkin farklılaşan uygulama örneklerini ele alacağız.

Türkiye’deki camilerde kadınlar, kendilerine ayrılan, genelde camilerin arka kısmında yer alan ve uzun ve genellikle de örtülerle ayrılmış yerlerde ibadetini gerçekleştiriyor.

Resim 1 – Örnek resimler Pendik 15 Temmuz Şehitler Camii’nden

Resimlerde de görüldüğü üzere camilerin genel alanlarının oran olarak oldukça küçük kısımları kadınlara ayrılıyor ve paravanların boy ve yapıların ötürü kadınlara ayrılan bu kısımlar caminin geri kalan kısımlarına nazaran karanlık oluyor.

Paravanın uygulanması konusunda camilerde farklılaşmalar söz konusu. Özellikle üst kısımlarda kadınların namaz kılması için ayrılan bölümlerde kısa paravanların varlığını görebiliyoruz.

Resim 2 – Pendik’teki aynı caminin üst katı. Doğrudan kadınlara ayrıldığına dair bir ibare yok ancak kadınlar namazlarını burada kılabiliyorlar.

Bazı camilerde ise her türlü “önlem” alınıyor, paravanlar yetersiz hissediliyor, üzerine perdelerle ek yapılıyor.

Resim 3- Bâli Paşa Camii

Bazı uygulamalarda da aşağıdaki namaz kılma bölümünü küçük bir pencereden görebiliyorsunuz ancak.

Resim 4- Koşuyolu camii

Bu camilerde kadınlara ayrılan kısma geçiş/giriş genelde ayrı bir kapıdan gerçekleştiriliyor. Bu durumun kendisi bazı camilerde kadınların tüm cemaatten ayrı, görselde de görüleceği üzere “visitor”/ziyaretçi muamelesi görmesine sebep oluyor. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (SAV)’in mescidinde erkekler, çocuklar ve kadınlar diye sıralanan cemaat büyük camilerde artık erkekler turistler ve kadınlar diye sıralanıyor. Gelgelelim, peygamber mescidinde herkes peygamberi görebilir ve duyabilir iken, Sultanahmet gibi turistik camilerde bu ayrıcalık sadece Müslüman erkeklerin ve gayri-Müslim turistlerin oluyor. Müslüman kadınlar ise peygamber zamanında var olmayan bariyerlerin gerisinde, cemaatin uzağında kalıyor.

Her ne kadar camilerin içerisinde kadınlara paravanlarla yer alması özellikle büyük camilerde yaygın bir uygulama olsa da, bazı camilerde, özellikle de küçük camilerde kadınlara caminin asıl binasının dışında yer alan, genellikle prefabrik yapılarda ya da depolarda yer ayrılması durumlarıyla da sıkça karşılaşılıyor.

Bu konuda en öne çıkan argümanlardan biri ise şu: Kadınların camilerdeki yerlerini üst katlarda, bu sebeple de “kadınlarımız başımızın üstünde” denmiş oluyor. Ama ne yazık ki bu baş üstünde olan kadınlar genellikle orta yaş ve altındaki, muhtemelen de çocuksuz kadınlar. Üsküdar Mihrimah Sultan Camii’ndeki ya da Üsküdar Yeni Valide Camii’ndeki merdivenleri tecrübe edenler bu merdivenlerden çıkma konusunda yaşlı ve çocuklu kadınların oldukça zorlandığını tahmin edebilirler. Aynı şekilde, engelliler için de camilerin erişimi oldukça kısıtlı ve bu durumu daha derinlemesine ele alınması gereken, kendimize de not düştüğümüz bir konu.

Camilerde kadınlara ayrılan yerler konusunda ciddi anlamda ilerleme kaydeden, çok güzel camiler de var pek tabii. Örneğin Marmara İlahiyat Camii’nin son halini ziyaret eden her türlü kadından oldukça olumlu dönüşler aldık.

Caminin ana bölmesinde kadınların yeri üst kısımda ve bu üst kısımdaki paravanlar caminin geri kalanının görülmesine engel olmayacak yükseklikte ve estetik.

Alt kısımda ise kadın ve erkek kısımları dikey bir paravanla birbirinden ayrılmış ve çocukların oyun oynayabileceği bir alan oluşturulmuş.

Dünya’da da kadın ve erkeklerin camilere eşit erişimi için alınan birçok farklı önlem ve uygulama şekli var. Yakın zamanda alevlenen tartışmalarla birlikte yaygınlaşan görsellerden biri şu şekilde:

Resim 5 – Endonezya “Masjid Istiqlal”

“Bu Türkiye’de uygulanamaz ki” dediğinizi duyar gibi oluyoruz ama biz de çok şaşırsak da şu görsel Konya’dan:

 

Resim 6 – Konya Sultan Selim Camii

Ya da Bosna’daki bir cami görselinde görüldüğü gibi arada herhangi bir engel olmadan, caminin önü ve arkası arasındaki mesafenin yarısında ve önünde erkekler, yarısında da kadınlar namazlarını kılabiliyorlar.

Son olarak, Kadınlar Camilerde kampanyasının daha ilk günlerinde bize gönderilen şu görsel oldukça etkileyiciydi bizler için de:

Filistin’den, Kubbetüs Sahra’da çekilen bu fotoğrafta kadınların caminin her yerinde oturduğu, dinlendiği, ibadet ettiği rahat bir şekilde görülebiliyor. Camilerin yaşam alanlarına dönüşmesi ve camilerde tüm Filistinliler tarafından “nöbet” tutulmasının önemli bir simgeselliği var pek tabii. Ancak bu denli özel bir görüntünün yaşanması için böylesi kötü koşulların yaşanması zorunlu olmamalı.

Örnekler arttırılabilir. Bu yazıda ele aldığımız örnekleri özellikle Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelerden seçtik. Batı ülkelerindeki farklı uygulamalara da rahatlıkla internet üzerinden yapılacak taramalar üzerinden erişilebiliyor.

Biz Kadınlar Camilerde olarak, kadınların camilerde hak ettiği muameleyi görmesinin çok boyutlu bir konu olduğunu düşünüyoruz. Bu boyutların en önemlileri de camilerin mekânsal olarak kadınların kullanımına açılması ve kadınların camilerden rahatlıkla yararlanabilmesi. Kur’an ve sünnet çerçevesinde, kadınların da kendilerini iyi hissettikleri bir caminin mümkün olabilmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir