KUZEY AMERİKA İSLAM BİRLİĞİ: KADINLARIN MESCİDLERE DAHİL EDİLMESİNE DAİR AÇIKLAMA*

Eylül 4, 2015

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

Aşağıda imzası olan Müslüman alimler, liderler, örgütler ve ilgililer olarak, mescitlerde nebevi ideali gündeme getirme ve gerçekleştirme taahhüdümüzü ifade ediyoruz. Bu nebevi modeli, gerçekleştirmek için gayret ederken, tüm mescitlere çağrımız, (1) kadınların mescitlerin esas parçası olarak kabul edilmesi ve katılımlarının teşvik edilmesi (2) kadınlara ana musalla da erkek saflarının arkasında ve bariyersiz namaz kılma yerlerinin ayrılması, bu yerlerin kadınları ana mekandan ayıran ve imamı görmelerini engelleyen yüksek bariyerlerin arkasında olmaması (3) kadınların aktif olarak camilerin karar alma süreçlerine katılması, mümkünse camilerin yönetim birimlerinde yer almasıdır.

Bu çağrının esas prensibi, Allah’ın Müslüman cemaatte yer alan kadınlar ve erkekler arası ilişkileri tanımında yer alıyor:

İnanan kadınlar ve erkekler birbirlerinin velisidir (destekçisi, yardımcısı, koruyucusudur): iyiliği teşvik eder, kötülükten alıkoyarlar, namazı kılarlar zekatı verirler, Allah ve resulüne itaat ederler. İşte onları Allah merhametiyle kuşatacaktır. Kuşkusuz Allah mutlak güç ve hikmet sahibidir. (9:71).

Bu ayet açıkça Islam’ın iyiliği yaymak, kötülüğe karşı çıkmak ve namaz ve zekat şartlarını yerine getirmeye dair yüce ideali için mümin erkek ve kadınların birbirlerini desteklemesi gerektiği prensibini ortaya koymaktadır. Böylece Müslüman kadın ve erkekler, inançlı Müslüman cemaatini oluşturmak yolundaki işbirliğinde esas ve gereklidir. Bu konuda  pek çok Kuran ayeti (9:18, 7:31) mescitlere gitmeyi sürdüren ve onları koruyanların inanan Müslümanlar- erkekler ve kadınlar- olduğu genel prensibini ortaya koyar.

  1. Mescitler Kadınlara Kapılarını Açmalı

Peygamber Hz. Muhammed (sav) döneminde kadınların mescitlerdeki aktif varlığı birçok hadiste açık bir şekilde belirtilmiştir. Hadisler, peygamberin mescidinde kadınların düzenli olarak namaz kıldığını, Cuma namazına katıldıklarını, nafile namaz kıldıklarını, Ramazan’da camide itikafa girdiklerini, camide buluştuklarını tasdik ediyor. Örneğin peygamberin çocuklar ağlamaya başladığı için namazlarını kısaltması  mescitlerin kucaklayıcı ortamını gösteriyor, Sağlıklı bir ortam sağlamak ve fitneden kaçınmaya yardım etmek için, Allah’ın elçisi kadınların ve erkeklerin uygun şekilde giyinmesini, bakışlarını indirmesini ve iffetlerini korumalarını emretti. Kadınlar buna ek olarak mescide gelirken parfüm kullanmamaları konusunda ek bir emir de aldı.

Ana hatlar, kadınların mescide özgürce gelmelerini emreden Hz. Muhammed tarafından konuldu: “Eğer içinizden birinin hanımı, mescide gelmek için izin isterse, eşi onu engellememeli”. Ibn Ömer’in oğlu Bilal, bu hadise “Biz onları engelleriz” diye cevap verince, Ibn Ömer, oğlunu peygamberin açık talimatına karşı çıkma cüretinden dolayı sert bir şekilde azarlamıştır.

Tüm bunları göz önünde bulundurarak, tüm camilerimize çağrımız, kadınları kapsayıcı olmasının ve kadınların mescit tecrübelerinin aşağılayıcı değil yüceltici olmasının sağlanmasıdır. Kadınları kucaklayıcı olma idealini gerçekleştirmek için, camiler, (a) kadınlara ayrılan kısımların rahat, temiz ve iyi aydınlatılmış; (b) kadın etkinlik ve gruplarını destekleyici ve imkan sağlayıcı olmalıdır; ve (c) minberlerde ve diğer kürsülerde kadınların mescitlerin ayrılmaz birer parçası olduğu açıkça ifade edilmelidir.

“Kadının en hayırlı namazı evinde kıldığı namazıdır” hadisi genel bir ilke olarak alınamaz, çünkü peygamberin eşleri de dahil olmak üzere, büyük kadın sahabeler peygamber mescidinde namaz kılmıştır. Eğer bu hadisin tüm kadınlara uygulanması gerekseydi, peygamberin eşleri ve kadın sahabelerin mescide gidemiyor olması gerekirdi. Bu hadisin en iyi anlaşılması gereken şekli bu nedenle, bazı kadınların özel durumlarına göre evde namaz kılmasına izin verilmesidir (Ümmü Hümeyd’in evde namaz kılmasının emredilmesi gibi), ama tüm zaman ve mekanlardaki kadınların evde namaz kılmasının şart koşulduğu şeklinde yorumlanamaz.

Bu bağlamda, Hz. Ayşe’nin “Peygamber kadınların yaptığı yenilikleri bilseydi, onları mescide gelmekten men ederdi” şeklindeki uyarısı, Hz. Peygamberin kadınları mescide dahil etme uygulamasını değiştiren bir genel ilke olarak kabul edilemez, çünkü peygamberin ne düşüneceğine dair bir spekülasyon kanıt olarak kullanılamaz. Hz. Ayşe de aslında açık bir şekilde kadınların mescide gitmelerinin engellenmesi gerektiğini söylememiştir ve 4 halifenin kadınları engellemediği, ve kadınların onların döneminde mescide gelmeye devam ettiği biliniyor. Bu hadis aslında kadınların düzgün giyinme ve parfümden kaçınma koşullarına uydukları müddetçe mescide gelmeye izin verilmesi prensibinin devam ettiğini kanıtlıyor.

Bu hadislerin altında yatan endişe ve birçok uzmanın kanaati fitneden kaçınmaktır. Ancak, Müslümanları İslam’dan uzaklaştıran pek çok durumun olduğu ve kadın ve erkeklerin gidip vakit geçirebilecekleri birçok seçeneğin olduğu bir Amerika bağlamında, herkes için fitneden kaçınmanın en iyi yolu, insanların umulur ki daha iyi birer Müslüman olacağı ve Müslüman cemaatin büyümesine katkı sağlayacakları mescitlerde daha fazla vakit geçirmeleridir. Mescitlerde kadınların namaz, etkinlik ve karar alma süreçlerine daha fazla katılması sağlanırsa, tüm cemaat nihayetinde bundan yarar görecektir.

 

  1. Kadınların Namaz Kılacağı Alanlar, Ana Musallada ve Bariyersiz Olmalı

Hz. Muhmmed’in mescidinde ve 4 halife dönemindeki mescitlerde erkekler ve kadınları ayıran bir bariyer yoktu. Erkekler en ön safta, çocuklar arkada, kadınlar ise çocukların arkasında namaz kılıyordu. Sunni ve Şii tüm İslami fıkıh ekolleri bu konuda hemfikirdir. O hâlde neden farklı bir örneği benimseyelim? Kadınlar ana musallada yer aldıkları zaman, doğal olarak daha katılımcı, daha bağlı ve Müslüman cemaatin oluşması için veli olma görevlerini daha iyi bir şekilde yerine getirebilirler.

Bazı Müslümanlar, bariyerlerin fitneden korunmak için gerekli olduğunu savunuyor. Ancak, Peygamber hiçbir zaman kadınların mescitteki varlığının kendi başına bir fitne kaynağı olduğunu belirtmemiştir. Erkekler için fitneden kaçınma emri bakışlarını indirmektir, kadınları ana mekandan ayıracak fiziksel bir engel koymak değil. Kadınların mescide katılımından doğacak fayda, iddia edilen fitne ihtimalini aşmıştır.

Bizim mescitlere çağrımız, kadınların namaz sırasında ana mekana erişimlerinin, Cuma hutbelerini dinlemelerinin veya dersler ve sohbetlere katılmalarının sağlanmasıdır. Bu bariyersiz ana mekan, sadece kadınlara ayrılan mevcut alanlara ek olarak sağlanmalıdır.  Bazı mescitlerin mimarisinin, özellikle Cuma namazları için, ana musallada kadınlar için bariyersiz bir alan bulunmasını zorlaştırdığının farkında olsak da, yine de mescitlere, kadınları ana musallaya dahil etme sünnetini gerçekleştirmek için bir çözüm bulma görevi düşüyor.

  1. Kadınlar Mescitlerin Karar Alma Süreçlerine Katılmalı

Allah, peygambere ve Müslümanlara işlerini şura/istişare yoluyla yürütmelerini emretti ve bu istişareye mutlaka kadınlar da dahildir. İslam’ın yerleşmesine katkı sağlayan kadınların sesinin Müslüman cemaatin tartışmalarında yer alması gerekir. Peygamberin resmi bir istişare süreci formatı yoktu, ama Müslüman cemaatinin kadınlar da dahil olmak üzere her birimine başvurmasıyla bir örnek oluşturmuştur.

Oysa Kuzey Amerika’daki mescitlerin resmi bir  karar alma mekanizması vardır ve bu nedenle onların üzerine düşen; kadınların mescitlerin yönetim organlarında çalışmak dahil olmak üzere, resmi istişare süreçlerinin tamamına dahil edilmesini sağlamaktır.

Ayrıca, Amerikan yasal perspektifi ve örnek uygulamalarına bakarsak, cami kurulları temsil kabiliyeti yüksek ve tüm cinsiyetleri kapsayıcı olmalıdır. Buna ek olarak, mescitleri, kadınlar için resmi olarak yetkili ve etkili makamlar oluşturmak konusunda da teşvik ediyoruz. Böylece genel olarak tüm cemaat, kadınların yeteneğinden, uzmanlığından, ahlaki örnekliğinden ve deneyiminden yararlanabilir.

Tüm Müslümanlara- ve özellikle de mescitlere- çağrımız bu raporu imzalamaları ve mescitleri kadınlar için daha kapsayıcı yapmak üzere çalışmalarıdır.

Bu rapor, ilk olarak ISNA Kadın Dostu Mescitler için Görev Birliği (Mescit Geliştirme Komitesi’nin bir parçası) tarafından hazırlanmış, daha sonra Kuzey Amerika fıkıh Konseyi ve diğer İslam alimlerinin katkısıyla düzenlenmiştir.

Aşağıda yer alanlar tarafından onaylanmıştır:

ISNA Kadın Dostu Mescit Birliği
Atiya Aftab
Aisha Al-Adawiya
Ihsan Bagby
Hind Makki
Sarah Sayeed,Chair

Kuzey Afrika Fıkıh Konseyi

*Bu metin ISNA STATEMENT ON THE INCLUSION OF WOMEN IN MASJIDS metninin orijinalinden çevrilmiştir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir