Mihrimah Sultan Camii’nde Cuma

Geçtiğimiz hafta Cuma namazını Mihrimah Sultan Camii’nde kılan Sıla’dan:

“Geçtiğimiz hafta, ikinci kez Cuma yı Mihrimah’ta kılmak için Üsküdar’a gittim. İlk gidişimdeki heyecanımı hatırladım, henüz daha yeni yeni kadınların cuma kılabileceği meselesi gündeme gelmişti ve Mihrimah camii bu minvalde bünyesindeki paravanlar arasına sıkıştırılmış kadınlar bölümünü, artık cuma günleri de dahil olmak üzere erkeklere tamamen kapatmıştı. Malum olduğu üzere, Müslümanlığını yalnızca ‘cumadan cumaya’ yaşayan erkek cemaatimiz, dinden çıkma korkusuyla her cuma yığınlar halinde camilerde saflarını tutar. Hal böyleyken zaten kadınlar için ayrılmış o daracık alanlar bile onların kullanımına açılır. Neyse ki artık daha fazla sorgulamaya başladığımız “geleneksel” islamla, ibadetlerin her türlü hazzına erkekler kadar kadınların da ulaşması gerekliliği daha çok konuşulur hale geldi. Yine de camide kadınlar için çizilen sınırlara dair herhangi bir değişiklik olmadı. Artık bir kaç yerde de olsa cumayı kılabilecektik.

İlk gidişimde beklediğimden çok daha kalabalık bir kadın cemaati ile karşılaştım, caminin içerideki kadınlar bölümü dolup taşmıştı. “Cuma kadınlara farz değil” in dilllerden eksik olmadığı bir toplumda, cuma kılma motivasyonunun bu kadar yüksek olduğunu görmek beni çok etkilemişti. Kendime yer bulup, daha önce hiç kılmadığım için bilmediğim cuma namazını kılmak üzere cemaatle birlikte niyet ettim. Cemaatle namaz kılmanın hazzı ömrüm boyunca yaşadığım nadir hazlardan biridir. “Cemaat olma” hali paravanlara rağmen her zaman iyi hissettirmiştir. Bir de buna “cuma namazı” eklenince verdiği tat bambaşka olmuştu. O günü uzun süre hiç unutmadım.

2 sene sonra yine bu hazzı tazelemek için hala bir çok camide yaygınlaşmamış olan cuma namazını kılmak üzere yine Mihrimah camii ne gittim. Mekanın tanıdık olması, hazzın da tanıdık olacağının bir garantisi olacak diye düşünürken, bu sefer diğerinden çok daha soyutlanmış halde buldum kendimi. Fotoğrafta gördüğünüz üzere kadınlar bölümü hala kadınlara ayrılmıştı ancak bu sefer yaz mevsiminde olmamız dolayısıyla caminin dışındaydı. Yani caminin içerisine girme imkanım bile olmadı.İlk sefere kıyasla kadın cemaatin daha kalabalıklaştığını söyleyebilirim, ancak aynı tadı aldın mı dersseniz hayır maalesef alamadım. Ve üzüldüm, yine bize sunulan bir hakkın “koşullar” doğrultusunda sınırlandırıldığına şahit oldum. Sonuç olarak, mekan tanıdıktı, kalabalık tanıdıktı, ancak hissettiğim duygular önceki cuma deneyimimde hissettiklerime fazlasıyla yabancıydı.”