Side Entrance Blogu Kurucusu Hind Makki ile İstanbul’da Buluştuk

 

Hind Makki son yedi yıldır camilerin kadınlara ayrılan kısımlarını çeşitli mecralarda gündeme getiren Chicago’lu bir eğitimci. 2012 yılından beri, tüm dünyadan kadınların, mescit ve camilerin kadın kısımlarını görselleştirdiği Side Entrance (Yan Giriş) isimli bir blog yürütüyor. Ayrıca, kadın dostu cami kültürünü yaymak için Amerika’daki imamlara eğitimler veriyor. Çalışmaları ulusal çapta Amerika’da ve Dünya’nın çeşitli bölgelerinde benzer çalışmalar yapan kadınlar arasında da ses getirdi. 2018 yılında Imam Zaid Shakir, Omer

Suleiman, Ilhan Omer, Linda Sarsour Hamza Yusuf, Hasan Minhaj gibi isimlerin de bulunduğu en etkili 25 Amerikalı Müslüman listesinde yer aldı. Makki; Rotterdam, Brüksel, Viyana, Berlin’de gerçekleştirdiği konferans dizisinin son ayağında İstanbul’da Islamic Institute of Devleopment and Research (IIDR) ın organizasyonuyla “Yan Giriş: Camilerde Kadınlar: Nebevi Model” isimli bir söyleşi gerçekleştirdi. Biz de Kadınlar Camilerde olarak kendisinden Amerika’daki kadınların cami tecrübeleri ve yaptıkları çalışmaları dinleme fırsatı bulduk.

Hind Makki’nin bu yoldaki yolculuğu aslında gençliğinden bugüne, Amerika’daki cami tecrübesiyle başlıyor. 1980’lerde İslami İlimler dersleri aldığı Chicago’daki camilerin, günümüzde kadınların bodrum katlara itildiği bir mekânsal düzenleme uygulaması ona göre olumsuz anlamdaki bir dönüşümün göstergesi. Chicago’da bir caminin asansörsüz 2. Katında, kadınlar kısmının birkaç metrelik alanının erkeklere ayrılan kısımdan çok daha küçük olduğunu fark etmesiyle, bu eşitsiz durumu daha fazla kişiye duyurmaya karar veriyor. O camiyi fotoğraflayıp sosyal medyada paylaştığında hem birçok kadının benzer tecrübeler yaşadığını hem de bu kısımlarda yaşanan tecrübelerin erkekler tarafından hiç bilinmediğini görüyor. Bodrum katta namaz kılmayı reddeden bir arkadaşının, caminin ana mekanında namaz kılmak isteyince neredeyse kovulduğunu öğrendikten sonra da Side Entrance isimli blogu kurmaya karar veriyor.

Bloğun ismi olan “Yan Giriş” sadece kadınlar için camilerde ayrılan kapıyı değil, aynı zamanda Müslüman kadınların cemaatin esas parçası olmadığını hatırlatan fiziksel bir gösterge. Kısa sürede tüm dünyadan kadınlar, camilerde kendilerine ait alanları fotoğraflayıp blogta paylaşmaya başladıkça, ne kadar çok caminin aslında tamamen erkek cemaate hitap edecek şekilde inşa edildiğini görünür hale geldi. Makki, kadınlar tecrübelerini paylaştıkça, camilerin kadınlara ayırdığı alanlara dair bir farkındalık oluşacağını ve camilerin bu durumu düzeltmek için çaba göstereceğini umuyor.

Makki’nin blogundaki çabası, 2013 yılında ISPU Sosyal Politika ve Kavrama Enstitüsü (Institute for Social Policy and Understanding) ‘ün Müslüman Mekanlarını Yeniden Tahayyül Etmek (The Reimagining Muslim Spaces) projesinde somutlaştı. ISPU, 2002 yılından beri Amerika’daki Müslümanların topluma katılımında eşitlikçi şartlar sunmak için araştırmalar yapan, politikalar ve uygulama önerileri sunan bir enstitü.

Amerika’da camilerin varlığı Müslümanlar için gönüllülük, ruh sağlığı ve yüksek oranda sosyal katılım sağlaması nedeniyle önemli. Batıdaki camiler İslam’ın gelecek nesillere aktarıldığı bir yer. Bu nedenle çocuklarının dini eğitimini sağlamak ve Müslüman cemaatin bir parçası olarak kendilerini hissetmeleri için, aileler camilere katılımı önemsiyor. Camiler ve topluluk merkezleri de bu açıdan programlarını güncelliyorlar. Amerika’daki inanç toplulukları arasında en genç kitleyi Müslümanların oluşturduğu düşünülse de, çeşitli enstitülerin camileri geliştirmek ve yeni nesille irtibatını sağlamaya dönük araştırmalar yapması daha da iyi anlaşılıyor. Cemaatleri güçlü kılmak, camilerin İslamofobik saldırıların hedefi haline geldiği bir toplumsal ortamda daha da önemli hale geliyor.Amerika’da gerçekleştirilen bu araştırmanın çıkış noktası, mevcut camilerin kadınlar, yeni ihtida edenler ve gençleri dışlayıcı unsurlara sahip olması. Ayrıca cami imamları cemaatlerinin zayıfladığından, cemaatler ise camilerin yeterince birlik ve aidiyet hissi sağlamamasından şikayetçi. Bu şikayetlerden hareketle araştırma, camilerin sosyal ihtiyaçlarını karşılayabileyecekleri destek mekanizmalarını oluşturmak ve böylece herkesi kucaklayan ve dinamik cami mekanlarını oluşturmayı hedefliyor. Bu nedenle ISPU proje kapsamında, ulusal çapta hem kalitatif ve kantitatif metotların kullanıldığı bir araştırma yapıyor ve Amerikalı Müslümanların cami tecrübelerine dair kapsayıcı bir veri elde ediyor.

Makki sunumunda bu araştırmanın sonuçlarını paylaştı.

Yapılan araştırmada katılımcalara cami kullanım oranları, camilere gitme ve gitmeme nedenleri soruluyor. Buna göre, 18-29 yaş arası genç kadınların %75’i dinin hayatlarında merkezi bir yer aldığını ifade etmesine rağmen, kadınların %34’ü camilere nadiren gidiyor ya da hiçbir zaman gitmiyor. Bunun ardındaki nedenlere bakıldığında, yargılayıcı ve dışlayıcı cami ortamlarından şikayetçi olduğu anlaşılıyor. Günümüzde Amerika’daki Müslüman kadınların eğitim ortalamasının erkeklere oranla daha yüksek olduğu da düşünüldüğünde, özellikle genç kadınların camiler yerine çeşitliliğe daha açık, çeşitli tasavvuf merkezlerini tercih ettiği görülüyor. Amerika gibi kültürel çeşitliliğin yüksek olduğu bir toplumda, bazı etnik kimliklerin cemaatlerde baskın olarak kendini göstermesi de azınlıkların dışlanmasına neden oluyor.

Bu araştırma sonucunda, kadınları cami ve cemaate dahil eden camilerin 4 bileşeni ortaya konuluyor:
• cemaat-birliktelik hissi
• kadınları ilgilendiren ve onlara uygun programların yer alması
• caminin cemaatini önemsemesi
• kadınların cami yönetimlerinde yer alması
• kadınlara huzurla namaz kılacakları mekanlar ayrılması.

Bu proje sadece araştırmayla kalmıyor, camilere daha katılımcı ortamlar oluşturmalarında yardımcı olmak için çeşitli eğitim materyalleri de sağlanıyor.

ISPU’nun ortaya koyduğu araştırma sonuçlarından sonra, ISNA Kuzey Amerika İslami Birliği (Islamic Society of North America) de herkesi kucaklayan cami mekanları oluşturmayı öncelikleri arasına alıyor. ISNA fıkıh konseyi, 2015 yılında Hind Makki’nin de aralarında olduğu çeşitli uzmanlarla çalışarak bir fetva yayınlıyor. “Nebevi Cami Modeli”nin önerildiği bu fetvada, kadınların camiye girmeleri, engelsiz bir şekilde camilerin ana mekanlarında namaz kılabilmeleri ve cami yönetimlerinde kadınların yer alabilmesinin sağlanması öneriliyor. Hz. Muhammed’in Medine mescidindeki ve 4 halife dönemindeki uygulamalar ve Tevbe suresi 71. Ayet fetvadaki önerilerin temel dayanak noktasını oluşturuyor. Tüm camiler bu fetvanın ilkelerini benimseye ve uygulamalarını düzenlemeye davet ediliyor.

Kadınların dünyanın farklı yerlerinde benzer problemleri yaşaması, çözüm konusunda yapılabilecekler konusunda birbirimizden öğrenmemiz gerekenler olduğunu gösteriyor. Hind Makki’nin Amerika’da yaptığı çalışmalar, kadınların camilere erişimi konusunda atılabilecek somut adımlara dair yol gösterici nitelikte. Bu nedenle kendisini dinlemek ve Türkiye’deki tecrübemizle karşılaştırmak bizim için çok önemliydi. Bu açıdan Amerika’daki camileri iyileştirme projesinin, kadınların tecrübesine dönük bir araştırmayla başlaması önemli bir gösterge. Her ne kadar Türkiye’deki camiler bir merkezi yönetimle idare edilse de, Diyanet’in yaptığı iyileştirmelerden önce de kadınların tecrübeleri ve taleplerini anlayabileceği bir araştırma yapmasını bu açıdan önemsiyoruz. Makki’nin İstanbul’daki konuşmasının ardından kendisiyle irtibatta kalmak üzere sözleştik. Siz de onun sosyal medya çalışmalarını bloğu ve instagram hesabı üzerinden takip edebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir